6 Mart 2026 Cuma

Selam !

Gökyüzünde dolunay varken, Merkür retrodayken… Eski defterleri açmanın tam zamanı değil mi? Hala blog okuyan siz değerli okuyan yapay estetikten arındırılmış gerçeğin ta kendisisiniz kutlarım 
Görüşmek dileğiyle.. 

27 Mart 2015 Cuma

Minik dokunuşlar

Blog yazmak evcilik oyunu gibi keza hayal gücünü kullanarak yarattığın pojelerde öyle
Geçiyorsun bilgisayar karşısına tüm dünya bitiyor ve senin dünyan başlıyor:)
Kafanda belirlediğin fikirler(ki en keyfii kısmı !) yavaş yavaş senin dünyanda şekilleniyor, yoğuruluyor ve son aşama blog fırınına giriyor. ve Ortaya çıkan şey senin eserin :)
Bazen yaptığım projelere durup durup bakar çocuk gibi sevinirim:)
Evin her yanında ya da giydiğim kıyafetlerde benden bir şeyler görmek çok keyif verici
Keşke daha çok vakit ayırabilsem bloga:(
Neyse gelelim şu bizim meseleyee
Artık bişeyler alırken acaba neresiyle oynasam neresine ne katsam diye düşünüp durmak benim için bi alışkanlık haline geldi:)Örneğin şu altta gördüğünüz ayakkabıyı;

biraz daha kişiselleştirmek için kemerimdeki aparattan yararlandım.Aparat kısmını kemerden ayırarak ayakkabının ön kısmına yapıştırdım Sonrada bayıla bayıla giydim:)

Her şey tek bir amaç için kullanılmayı haketmiyor.
Bayy 

23 Şubat 2015 Pazartesi

başlıksız

Ne acılar gelip geçiyor

Kimisi bedene dokunarak kimisi kalbe dokunarak kimiside Can'a dokunarak.

Baki değil elbet hiçbir şey 

Toplandın sanıyorsun güçlendin sanıyorsun ne yazıkki en ufak sillede parçaların dağılıyor yapboz misali

Gittiği yere kadar ya da götürebildiğin yere kadar.

İte kaka düşe kalka hayat!
 

 


23 Ocak 2015 Cuma

Umud

~ ~Ne keyifli,ne iç açıcı bir kare değil mi?

~ ~ Yazmak istediğim çok şey var lakin yüreğimden dökülemiyor cümleler.

~ ~Şu anda şu vakitte kimin ne sıkıntısı,derdi,tasası varsa bir an önce herkesin huzura mutluluğa ermesini diliyorum.
~ ~Güzel günler yakınımızdadır elbet.
~ ~Hafta sonunuz 'mutlu kareler' tadında geçsin efendim.

12 Ocak 2015 Pazartesi

Geçen hafta

~ ~Bu aralar neler mi yapıyorum?
~ ~Fasıl dinliyorum,eski İstanbul fasıllarını
ve düşünüyorum, çok yanlış bir zaman diliminde dünyaya gelmişim.


~ ~Haplar, antibiyotikler sırdaşım, akan burun, boru gibi ses ve beynime beynime işleyen migren yoldaşım olmuş.
ve çok şükür ki dermansız çaresiz bir hastalığım yok.Çok şükür ki elim ayağım kolum yerinde 
Çok şükür, bin şükür.
Allah kimseye dermansız hastalık vermesin.


~ ~Karlı yollardan geçiyorum.Biraz alışveriş yapıyorum.Biraz geziyorum
Sonra bu karda kışta hastalıkları,soğukları,mikropları toplayıp eve dönüyorum
ve çok şükür ki sığınacak bir evim var.


                                                                (Anneanne kapısı.)
~ ~Hayata dair küçük ayrıntıları fotoğraflıyorum.Amatörde olsa bunlar benim için hep yaşanmışlık.
~ ~Soba yanıyor ve ben huzuru hissediyorum.Huzurun ne olduğunu hatırlıyorum.



~ ~Ders çalışmaya çalışıyorum.Zaten isteksiz olan ben hastalığı bahane edip yine çalışmıyorum.


~ ~Özlüyorum, hissediyorum, yazıyorum, karalıyorum.Bazen cümlelerim yarım kalıyor, toparlayamıyorum.
Konuşmaktan korktuğum gibi yazmaktan da korkuyorum.
Hayal kuruyorum, düşlüyorum.
'Olsaydı' diyorum, olsaydı ne olurdu diye düşünüyorum
Sonra bir teslimoluş gibi içinde inanç besleyen bir kelime dökülüveriyor dudaklarımdan 'HAYIRLISI'

6 Ocak 2015 Salı

Anlık Rapor ve Bereket Kuşları(kendinyap)

Akşamdan beri bir sıkılmalar bir depresyonist baskılar bir hallenmelere girdim ki sormayın gitsin. Kalk diyorum blog yaz ''ya ne yazıcam ki diyorum'' kendi kendime.Kafamda eviriyorum çeviriyorum bir şey aklıma gelmiyor.Yoksa hürremus-tükenmişus sendromu falan mı yaşıyorum Allahım.Neyse ki yeni yıl kararlarımdan biri aklıma geliyor ''bir şeyi yapmayı canın istemese bile kalk yap!'' Hemen kendimle cebelleşmekten vazgeçip nihayet bilgisayarın başına geçiyorum.
Bir önceki postta söz verdiğim gibi bir kendin yap projesi karşınızda. Taa ttamm!
Bu gördüğünüz şeyler kitapların son sayfaları.Yani ince kartonlar.
Bu da cici kuş kalıplarım :) Googledan kuş kalıbı isteyebilirsiniz çekinmeyin eli bol bir arkadaştır google.
ve bu kuş kalıplarımız bakın ne hale geldi?
Çizdiğim kuş kalıplarına eskimiş küçülmüş t-shirtlerimden kestiğim kumaşları yapıştırdım. Alladım pulladım boncuklandırdım fiyonklandırdım ve işveli cilveli kuşlarım hazır :) Kapıya asacaktım aslında ama annem aynanın kenarına iliştirince gözüme daha hoş gözüktü (eh anneler her şeyin en iyisini bilir canımm anneler)
Benim nazarımda tam anlamıyla bir geri dönüşüm oldu:)
Bu sefer arayı acmadan canım cicim blogumu güncelledim Oh be blog yazmak ne keyifli bir iş ya:)
Şimdi ilk başta belirttiğim yeni yıl kararımı hatırlayın ne demiştim
 ''bir şeyi canın yapmak istemese bile kalk yap!''
evet şu an bunun haklı gururunu yaşayabilirim.çünkü aslında işin özü canın istememesi değil içinizdeki üşengeç canavarının ortaya cıkması ve seni esir alması.
Başlangıçlar zor bu hayatın her alanında geçerli Yeni bir iş yeni bir aşk yeni bir ortam.Sonunun ne olacağını kestiremezsiniz Oyüzden bırakın evhamları tasaları tembellikleri.
Su akar yolunu bulur
Bu akşamki psikoloji saatimizin sonuna geldik
Mutlu akşamlar sayın izleyen her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan.